SON DAKİKA

Sivastan Haberler – Sivas Güncel ve Son Dakika

Eğitim Bir Sen’de, İlk Aday Mustafa Yıldırım

Bu biyografi 16 Haziran 2026 - 10:11 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Başkan Adayı Yıldırım, “Yıllardır süregelen, sendikayı bir “ayrıcalıklılar kulübü” haline getiren anlayış, Sivas’ta eğitim camiasında maalesef derin izler bırakmıştır. “Bizden olanlar” ve “olmayanlar” ayrımı, okullarımızdaki huzuru kaçırmış, sendika aidiyetini zedelemiş, öfkeyi ve fitneyi körüklemiştir.”dedi.

Eğitim Bir Sen Sivas 1 No’lu Şube Başkan Adayı Mustafa Yıldırım, sendika Başkanlığı için yapmış olduğu açılamada şunları ifade etti.

” Değerli Dava Arkadaşlarım,

Saygıdeğer Eğitim Çalışanları,
Kıymetli Basın Mensupları,
Konuşmama başlarken, sendikamızın kurucu genel başkanı, öğretmen, şair, mütefekkir ve yazar Mehmet Akif İnan ağabeyimizi ve bu kutlu yolda emeği geçip dar-ı bekaya irtihal eden tüm büyüklerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.
Kıymetli Dostlar,
Eğitimciler Birliği Sendikası, merhum Mehmet Akif İnan’ın öncülüğünde, bir avuç dava insanı tarafından kurulmuş, bugün ise yüz binlere milyonlara ulaşmış bir Erdemliler Hareketidir. Bin bir zorluk içerisinde kurulan, emeği ve alın terini kutsal bilen, hak ve hakikatin mücadelesini veren birkaç yiğit insan tarafından başlatılan ve 2009 yılında genel yetkili sendika olan bu Erdemlilerin Hareketinin en temel vasfı “VEFA”dır. Akif İnan’ın “Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri” sözü bizim yol haritamız, hedefimizdir.
SÖZ VERİYORUZ!

Değerli Dava Arkadaşlarım,
Gözbebeğimiz, teşkilatımız, Eğitim-Bir-Sen’in yaklaşık yirmi beş yıllık bir üyesi olarak on bir ay öncesinde özellikle Sivas merkezde bulunan eğitim kurumlarımızı ziyaret etme fırsatım oldu. Bu ziyaretler esnasında eğitim çalışanı arkadaşlarımla Sivas’a dair sendikamıza dair istişari görüşmeler yaptım. Bu görüşmelerde özellikle Eğitim-Bir-Sen Sivas 1 Nolu Şubemizin nasıl yöneltildiğine dair sorular sorarak eksikliklerin yanlışlıkların neler olduğuna dair çok kıymetli bilgiler edindim. Bu edindiğim bilgiler ışığında tabanda değişime dair büyük bir beklentinin ve talebin olduğunu fark ettim. Bu değişim için şahsımla ilgili ne düşünüyorsunuz, diye sorduğumda taraflı tarafsız sendikamıza üye olan olmayan eğitim çalışanlarından şahsımla ilgili çok olumlu dönütler aldım. Mevcut yönetimdeki arkadaşlarımızın muhakkak iyi / güzel /faydalı çalışmaları olmuştur. Bunun için de buradan hepsine teşekkür ediyorum.
Lakin görünen köy kılavuz istemez. Yapılan iyi niyetli çalışmalar, gördüğüm kadarıyla mevcut yönetimdeki arkadaşlarımızın eksikliklerini, hatalarını, yanlışlıklarını örtemeyecek kadar küçüktür. Kısacası eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamadığı açıktır. Yaklaşık on yıldır sendika başkanlığı görevinde bulunan mevcut başkanımızın kesintisiz olarak on altı yıldır da yönetim kurullarında görev aldığını düşünürsek mental bir yorgunluğun olduğunu söylememize gerek bile yoktur. Hele hele hem ülkemizin hem de şehrimizin en büyük sendikası olan en büyük sivil toplum örgütü hüviyetine sahip olan bir örgütün ya şurada ne kaldı? Dört-beş yıl sonra yaş haddinden emekli olacağım zaten bir dört sene daha takılayım sonra da sizlere devrederim diyebileceği bir makam değildir. Ya da ben hele bir başkan olayım, genel merkeze giderim, orada yönetici olurum sonra burayı yönetimimdeki bir arkadaşa devrederim, diyerek motivasyon çalışması yapabileceği bir yer hiç değildir. Ne yaptın da hangi başarıyla gideceksin diye sorarlar insana.

Kıymetli Misafirler,
Oluşan bu tabloya hem itiraz etmek hem de yeni bir nefes yeni bir soluk olmak için bu kutlu bayrağı daha ileriye taşımak için ekip arkadaşlarımla birlikte bu yolcuğu başlattık.
Bugün maalesef, sendikamızın en büyük gücü olan üyelerimizin aidiyet hissinde bir zayıflama olduğunu ve üyelerimizin kendilerini yalnız hissettiklerini görüyoruz. Öğretmenlerimizin ve bütün eğitim çalışanlarımızın sosyal ve mali haklarının, mesleki menfaatlerinin korunmasında mevcut yönetimin yetersiz kaldığını, sorunları çözmek yerine maalesef görmezden gelmeyi tercih ettiklerine şahit oluyoruz. Bu eksikliğin ve sessizliğin en bariz örneğini, yüzlerce meslektaşımızı huzursuz eden, aile bütünlüklerini ve çalışma barışını derinden sarsan norm fazlası sorununda hep birlikte yaşadık. Bizler; eğitim çalışanlarının karşılaştığı problemlere gözünü kapatan değil, gövdesini taşın altına koyan bir yönetim anlayışı için aday oluyoruz. Kurucu değerlerimizin ışığında, eğitim camiasının her bir ferdinin hakkını koruyup geliştireceğimize dair,
SÖZ VERİYORUZ!

Kıymetli meslektaşlarım,
Öğretmenler; kendisine emanet edilen küçücük yüreklere dokunan, onlara hayaller kurduran, umut aşılayan, tüm zorluklara rağmen daima gülen, güldüren, yıl içerisinde sadece 24 Kasımlarda anılan ama daha sonra unutulan karanlıkla, cehaletle mücadele eden aydınlığın, erdemin, bilgeliğin neferleridir. Bu kutsal mesleğin mensupları eli öpülesi öğretmenlerimize karşı vefa bizim sözümüzdür.
SÖZ VERİYORUZ!

Değerli Eğitim Çalışanları,
Şube Müdürlerimizden şeflerimize, memurlarımızdan yardımcı hizmetli kardeşlerimize kadar eğitim camiasının yükünü çeken, disiplinli ve özverili çalışmalarıyla sistemin devamlılığını sağlayan ancak daima arka planda bırakılan dostlarımıza karşı vefa bizim sözümüzdür.
SÖZ VERİYORUZ!

Değerli Dava Arkadaşlarım,
Akif İnan ve dava arkadaşlarının “Yeryüzünde adalet egemen oluncaya kadar mücadelemiz sürecektir.” anlayışıyla başlattığı bu gönül hareketinin amacı, adil, müreffeh, milli ve manevi değerlerin hakim olduğu bir medeniyet inşa etmektir. Eğitim-Bir-Sen gelecek nesillerin bu çizgide yetişmesini dava edinmiş bir sivil toplum kuruluşudur. Akif İnan’ın “İnsan, inandığı davanın adamı olmalıdır.” Sözü bizim davamıza karşı vefa sözümüzdür.
SÖZ VERİYORUZ!

Kıymetli Misafirler,
Kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları toplu sözleşmelerle belirlenmektedir. Toplu sözleşmeler; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, diğer mali ve sosyal hakları kapsamaktadır. Ülkemizde beş milyona yakın kamu görevlisi bulunduğunu var saydığımızda ülke nüfusu içerisinde büyük bir kesimin hayatını doğrudan etkileyecek kararlar alan sendikalar büyük bir sorumluluğa sahiptir. Bu sorumluluk bilinciyle kamu çalışanlarının haklarını korumak için
SÖZ VERİYORUZ!

Değerli Dostlar,
Yıllardır süregelen, sendikayı bir “ayrıcalıklılar kulübü” haline getiren anlayış, Sivas’ta eğitim camiasında maalesef derin izler bırakmıştır. “Bizden olanlar” ve “olmayanlar” ayrımı, okullarımızdaki huzuru kaçırmış, sendika aidiyetini zedelemiş, öfkeyi ve fitneyi körüklemiştir. Bizler; şefinden memuruna, hizmetlisinden öğretmenine ve şube müdürüne kadar kimseyi ötekileştirmeden, Sivas’taki bu parçalanmışlığa son vereceğimize dair
SÖZ VERİYORUZ!

Kıymetli Misafirler,
Eğitim çalışanları, içtimai açıdan önemli ve kutsal bir görevi yerine getirmektedir. Öğretmenler kendilerine emanet edilen ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı yarınlara hazırlamaya; onları milli ve ahlaki açıdan en iyi şekilde yetiştirmeye gayret etmektedir. Vazifelerini yerine getiren bu kutsal mesleğin mensupları, maalesef birçok olumsuz durumla karşılaşmaktadır. Son dönemde eğitim çalışanlarına yönelik şiddet artmakta; eğitim çalışanlarının itibarı ise giderek azalmaktadır. Tek gayesi çocuklara ilim ve irfan öğretmek olan öğretmenlerimize karşı yapılan çirkin saldırıların önlenmesi için her türlü mücadeleyi vereceğimize
SÖZ VERİYORUZ!

Değerli Basın Mensupları,
Merhum Mehmet Akif İnan’ın ve dava arkadaşlarının “Hangi düşüncede olursa olsun, hangi fikir kampı içerisinde yer alırsa alsın, onun bir insan olarak kabul görmesi, inancından dolayı horlanmaması lazım. İsterse benim inancımın tam zıddı olsun. Ben ona da hakk-ı hayat tanınmasının kavgacısıyım. ” düşüncesiyle kurduğu bu gönül hareketi; onun gibi düşünen, onun gibi hislenen, dünyaya onun gibi bakan bizlere bir emek ve alın teri emanetidir. Bu emaneti korumak, geliştirmek ve bizden sonra gelecek gönül dostlarına hakkıyla teslim etmek yegâne görevimizdir. Bu görev bilinciyle Akif İnan’ın emanetine sahip çıkanlar olarak güçlünün değil haklının, zalimin değil mazlumun yanında yer alacağımıza, taraflı tarafsız, üyemiz olsun olmasın tüm eğitim çalışanlarının haklarını savunacağımıza dair
SÖZ VERİYORUZ!
Kıymetli Misafirler,
Dedikodu yapmadan sadece niçin aday olduğumuzu ve neler yapmayı planladığımızı ifade ederek ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, sendikamızı yeniden güçlü, sözü dinlenen bir teşkilat haline getirebilmek için üyesinin, evet benim sendikam benim hakkımı korur ; benim mücadelemi en iyi şekilde yapar diyebilmesi için kısacası hakkı ve hakikati gözeten bir anlayışla güçlünün yanında değil haklının yanında yer alabilen bir yönetim anlayışının hakim kılınabilmesi için önümüzdeki aylarda (Ekim- Kasım 2026) yapılacak olan Eğitim-Bir-Sen Sivas 1 Nolu Şubesi 8. Olağan Kongresinde ekibimin ve tüm eğitim paydaşlarının desteğiyle “BAŞKAN” adayı olduğumu ilan ediyorum. BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ / ZAMAN BİRLİK ZAMANI mottosuyla çıktığımız bu yolculukta başta bana bu cesareti veren kıymetli aileme , buraya gelerek ya da gelemeyerek gönülden destek veren tüm eğitim çalışanı arkadaşlarıma ve siz değerli basın mensubu arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.”şeklinde ifade etti.

DİĞER BİYOGRAFİLER
SON DAKİKA