SON DAKİKA

Sivastan Haberler – Sivas Güncel ve Son Dakika

“Her Defasında Yeni Utanç Yasa Tasarılarıyla Karşı Karşıya Kalmayalım”

Bu biyografi 03 Haziran 2024 - 9:34 'de eklendi ve kez görüntülendi.

“Her Defasında Yeni Utanç Yasa Tasarılarıyla Karşı Karşıya Kalmayalım”

Tezer, “Yeter ki artık hayvanlar ve hayvan hakları savunucuları üzerindeki sömürü sona ersin. Her defasında yeni utanç yasa tasarılarıyla karşı karşıya kalmayalım.” dedi.

Sokak hayvanlarının öldürülmesini öngören tasarıya tepki gösteren hayvanseverler Sivas’ta eylem yaptı.

Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP), Bir Can Bir Nefes Derneği, hayvanseverler ve sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan yaklaşık 100 kişilik grup, Sivas’taki Cumhuriyet Meydanı’nda sokak köpeklerinin kısırlaştırılması için basın açıklaması yaptı.

Sivas’ta da hayvan hakları savunucuları Cumhuriyet Meydanı’nda yaklaşık 100 kişinin bulunduğu basın açıklamasında, hayvanseverler gündemdeki yasa tasarısına tepki gösterdiler.

Sivas’ta Hayvanseverlerin tepkisini çeken tasarı ile alakalı ülke genelinde birçok ilde hayvan severler basın açıklaması yaptı.

Hayvan Hakları Konfederasyonu (Haykonfed) Üyesi ve Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu İl Temsilcisi Nurten Tezer, “Her iki yılda bir olduğu gibi ülkenin yığınla sorunu arasında gündem değiştirme hedefli terkedilmiş hayvanlara yönelik saldırılardan biriyle daha karşı karşıyayız. Bu kez bir katliam yasası hazırlığı olduğu siyasilerce dile getiriliyor. Milyonlarca hayvanın olmayan bakımevlerine toplanacağı bir ay içinde sahiplenilmeyenlerin öldürüleceği gibi törelerimize, inançlarımıza, bilime, uluslararası sözleşmelere ve insani erdemlere tam ters bir girişimin açıklamaları yapılıyor, buna tepkiler çığ gibi büyüyor. Toplumun her kesimlerine, 14 Bin yıldan beri bizimle yaşayan can dostlarımızla ilgili olarak bilimsel çözüm önerilerini görmezden gelerek hayvan hakları savunucularından veteriner hekimlerimize, hukukçulara, bilim insanlarına, yaşlı genç tüm insanlarımıza ağır bir travma yaşatacak “katliam girişimini” gündeme getirmek bile bir insanlık suçudur.” İfadelerine yer verdi.

Kent Canları Sorunları İçin Çözüm Önerilerimiz

1- TBMM de siyasilere anlatıldı, yazılı olarak da iletildi. Üret, sat, terk et, öldür, üret, sat, terk et öldür sömürü çarkı kırılmadıkça, sokak canları popülasyonu önlenemez. Evcil hayvan üretim ve satışı dükkândan, internetten tamamen yasaklanmalı, cins hayvan kaçakçılığına ve terk etmeye ağır ceza getirilmelidir. Sahipli hayvanların yaşı ve sağlığı uygun olanlarına kısırlaştırma zorunluluğu getirilmelidir. Hesap ortada: Her ay yurt ölçeğinde satın alınan ya da evlerde doğan en az 30 Bin canın terk edildiği düşünülürse mevcut milyonla terkedilmiş can bir anda “bizim buralarda işimiz yok” deyip sırra kadem de bassa, sömürü çarkı devam ettikçe bir yıl içinde aynı sayıda can sokaklarda olacaktır. Her yıl “köpek av turizmi” ya da “köpek öldürme festivalleri mi” düzenleyeceksiniz. Zaten durmadan uygulaması imkânsız yasa tasarıları hazırlayıp geri çekmekten ve rezil olmaktan ne zaman cayacaksınız?

2- İnsani ve bilimsel çözüm; üretim, satış yasaklandıktan sonra nüfusuna bakılmaksızın hala bininde bakımevi, 500’ünde veteriner hekim olmayan 1389 belediyenin tamamında projesi federasyonumuzca hazırlanmış 300 bin TL maliyeti olan küçük tedavi ve kısırlaştırma merkezi kurulması, her belediyenin cerrahi bilen bir veteriner hekimi olması ve öncelikle il, ilçe merkezlerindeki popülasyon artışının kısırlaştırma ile kontrol altına alınmasıdır. Asıl popülasyon kaynağı olan nüfusu 75 bin altı her belediye günde 10 kısırlaştırma yapsa 6 ayda tüm ilçe merkezlerinde çoğalma kontrol altına alınır, mücavir alan, köyler ayrı bir çalışma konusudur, önerilerimizle bakanlık ve valilikler eliyle çok verimli ve kısa süreli çalışma ile bu bölgeleri de kontrol mümkündür.

3- Devletin, bakanlığın öncülük ettiği duyarlılık çalışmaları, kamu spotlarıyla hayvan sahiplerinin eğitimi ve sokaktan, bakımevinden sahiplenme çalışması başlamalıdır. Başta kamu ve özel sektör son derece uygun olan on binlerce tesisi içerisinde barındıracağı birkaç canı sahiplenmelidir. Bu yolla milyona yakın can sağlıklı bakılacağı bir yere kavuşacaktır. Buna sivil katılımın da katkısıyla mevcut sokak canı sayısının en az yarı yarıya düşecektir. Ömrünü tamamlayan kısırlaştırılmış canlar sonrası da birkaç yıl içinde sokak canlarının ve şikâyeti olanların sorunları çok büyük oranda sona erer.

4- Ne milyarlarca liraya mal olacak ve bir süre sonra ölüm kampına dönüşecek devasa bakımevleri ne toplama ne sürgün ne öldürme çözüm değil sorunu daha da büyütmektir. Tarihimiz boyunca bu insanlık dışı yöntemler denendi, hala deneniyor. Terk edilmiş hayvan sayısında tersine çoğalma olmadı mı?

5- Tüm bu çözüm önerisinin maliyeti 1 Milyar lirayı geçmez. Bu devletimiz için beton ve demirden ibaret bir tek “barınağın “maliyetinden az rakamdır.

6- TBMM de, siyasi parti milletvekillerine, bakanlıklara bu konuda hiçbir karşılık beklemeden danışmanlık yapmaya hazırız, deneyimlerimizden, bilgimizden, gönüllü çalışmamızdan yararlanın demiştik sözümüzün arkasındayız. İstediğiniz yerde ve zamanda bu çözüm önerilerimizi ayrıntılandırmaya hazırız. Yeter ki artık hayvanlar ve hayvan hakları savunucuları üzerindeki sömürü sona ersin. Her defasında yeni utanç yasa tasarılarıyla karşı karşıya kalmayalım.”

“Mücadelemizden Vazgeçmeyeceğiz”

Mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Bircan Bir Nefes Derneği Sivas İl Temsilcisi Eda Sarıer, “Bugün burada yaşamı anlatabilmek için toplandık. Bugün burada sesi olmayan ağacın, ezilen kadının, çığlığı duyulmayan çocuğun, katliam nidalarıyla anılan hayvanların varlığına hizmet için toplandık. Ben bir kadın olarak sesleniyorum size, bir anne olarak, sesleniyorum. Sizlerin gördüğü ya da sizlere gösterildiği bir pencere de yaşamıyoruz biz.  Bizim de çocuklarımız, ailemiz evimiz isimiz isteklerimiz hayallerimiz var. Ama nasıl oluyorsa, bir takım medya platformları. Tarafından bizler ite tapar, köpek sever, çocuk düşmanı gibi lanse ediliyoruz. Nasıl bu algıyla yönetiliyor süreç bunu bilmiyoruz, bizler sahipsiz bir hayvana kıyamazken bir çocuğa nasıl kıyabiliriz? Sadece fiziki değil, aldıkları travmalar bile bizi kahrederken nasıl sadece köpekler diyor olabiliriz? Biz yaşam hakkı savunuyoruz. Çocuğun, kadının, gencin, yaşlının, engellinin, SMA’lı bebeğin, gözünde yaş dinmeyen annelerin, iş arayan gençlerin, deprem kaybolan çocukların, Gazze de katledilen masum bebeklerin, çadırda uyurken yakılan insanların, hakkını savunuyoruz. Hiç kimseye vicdani biz hatırlatamayız zaten. Eğer mevcutta varsa sizleri bu derin uykudan uyandırabiliriz sadece. Hiçbir can hayata kolay gelmez ve getirilmez, her dünyaya gelen canın yaşam hakkı kutsaldır ve bizler, asla mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bildirmek isteriz” şeklinde ifade etti.

“Bir Arpa Boyu Kadar Yol Alamadık”

Geçmişte gündeme gelen yasadan bahsederek sözlerine başlayan Haytap Sivas Temsilcisi Özge Nihan Çubukçu, “2004 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir yasa çıkardı ve dedi ki, ‘Kısırlaştıracağız, aşılayacağız ve birlikte yaşayacağız.’ Tam 20 yıl geçti. Bu dün ortaya çıkan bir şey değildi. Ve tam 20 yıldır hiçbir gelişme yok. Bir arpa boyu kadar yol alamadık. Devlette bunu yapması gereken görevliler aymazlıkla yan gelip yatması gerekirken bugün her şeyin faturası sokak hayvanlarına ya da hayvanların haklarını savunan insanlara kesiliyor” diye konuştu.

DİĞER BİYOGRAFİLER
SON DAKİKA