23:16 - İl Koordinasyon Kurulu 2026 Yılı 3. Toplantısı Yapıldı
13:26 - Başkan Geçgel’den, Çağrı
13:06 - Başkan Özdemir, Üyelerin Taleplerini Ankara’da Görüştü
12:40 - Üç Bin Öğrenci Ayyıldız Camii’nde Buluştu
14:15 - Çamlıbel Tünelinde Çalışmalar Başladı
09:29 - İlçe Başkanları İstişare Toplantısı Gerçekleştirildi
08:26 - Sivas’ta Sigorta Acentelerinin Sorunları Masaya Yatırıldı
20:12 - Hafızlık Protokolü İmzalandı
14:00 - STSO’dan Divriği’ye Ziyaret
19:10 - Başkan Aslan, Bu tablo, milletimizin partimize güveninin açık bir yansımasıdır”
Sigara kullanımı, boya, metal, petrol ve petrol ürünleri iş kollarında çalışıyor olmanın, radyasyona maruz kalmanın gelişiminde rol oynadığı mesane kanseri, insanların korkulu rüyası olmaya devam etmektedir.
Erkeklerde 3-4 kat daha fazla görülen mesane kanseriyle ilgili bilgiler veren Medicana Sivas Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Yener Gültekin, ülkemizde mesane kanserinin, erkeklerde en sık görülen kanserler içinde, dördüncü sırada yer aldığını vurguladı.
Sigara en büyük faktörlerden
Sigara kullanımı ve sigara dumanına maruz kalmanın bilinen en önemli risk faktörü olduğunu belirten Dr. Gültekin; Sigara dumanında bulunan ve idrarla atılan bazı maddelerin bu riski arttırdığını, sanayinin bazı iş kollarında çalışanların da aynı maddelere maruz kaldıklarını iletti. Endüstriyel ortamlarda çalışma koşullarının düzeltilmesi, iş güvenliği kurallarının dikkatle yerine getirilmesinin bu risk azaltılabileceğini söyleyen Gültekin “Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sigara kullanımı tüm mesane kanserlerinin yarısı ile ilişkilidir. “Dedi.
Tanı ve tedavisin geciktirildiği veya yapılmadığında öldürücü olabilen mesane kanserinin, en sık ve önemli belirtisinin aralıklı olarak idrardan ağrısız pıhtılı kan gelmesi olduğunu belirten Prof.Dr.Yener Gültekin, bazen kanamanın ancak mikroskopla inceleme ile görülebileceğini belirterek sigara kullanan veya riskli işkollarında çalışanların idrarlarında kanama varlığında daha dikkatli olmalarını söyledi.
Tanı son derece önemli
Gültekin “Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte artar, ülkemizde 50-69 yaş erkeklerde en sık görülen kanserler içinde dördüncü sırada yer alırken 70 yaş ve üzerinde üçüncü sıraya yükselmektedir. Mesane kanseri tanısında hastanın şikayetlerinin ayrıntılı sorgulanması, sigara kullanımının ve kimyasallara maruziyetinin bilinmesi önemlidir. Hastalığın görüntülenmesinde ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, ve sistoskopi önemlidir. Sistoskopi, mesanenin bir alet yardımıyla doğrudan gözle görülmesini sağlayan yöntemdir. Hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılır tanı için parça almasını ve çoğu kez de kanserli dokunun tedavisi için kazınarak çıkarılmasını sağlar.” Dedi.
Tedavisi nedir
Mesane kanserlerini %75 i ilk tanı konulduğunda yüzeyseldir, yani kanser mesane adalesine yayılmamıştır. Bu evrede etkin tedavi ve yakın takiple kişi mesanesi ile yaşama şansına sahip olabilir. Mesane adalesi tutulmuş ancak başka organlara yayılmamışsa mesanenin cerrahi olarak çıkarılmasıyla gerekir. Yayılma (metastaz) varsa kemoterapi ile tedavi edilmeye çalışılır.