17:28 - Çayır, “Sistemin Kullanımı 1 Temmuz’dan İtibaren Zorunlu Olacak”
17:12 - Başkan Haral’dan, Sivas İçin Komando Tugay Çağrısı!
17:37 - Baykar’dan Sivas Sanayisine Önemli Hamle
13:51 - “Türkiye’nin kalbi Filistin’de atıyor.
12:23 - TTK Mobil Kitap Satış Mağazası Sivas’a Geliyor
12:07 - Geleceği Tasarlayan Gençler, İnovasyonun Kalbinde SBTÜ’de buluştu!
11:22 - Sivas Numune Hastanesinde TPN Ünitesi Hizmetesi Başladı
10:43 - Sivas’ta, Çocukları Suçtan Korumak Başlığında Panel ve Çalıştay Düzenlenecek
15:34 - Sivas Öğretmen Akademisinin Açılışı Yapıldı
11:42 - BTP “Genişletilmiş İl Divan Toplantısı” İle Gövde Gösterisi Yaptı
Milli İrade Platformu, 1 Ocak 2026’da Galata Köprüsü’nde Gazze için destek yürüyüşü gerçekleştirecek.
“Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz” sloganıyla gerçekleştirecek yürüyüş hakkında, Sivas’ta Cumhuriyet Meydanında tarihi eserlerin olduğu alanda yapılan açıklamada basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi.
“Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı çatısı altında; Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam
eden insani yıkımın, uluslararası hukuk ihlallerinin ve sistematik hak gasplarının
normalleştirilmesine karşı kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğumuzu yerine getirmek
için buradayız. Basın açıklamamız, insanlık onurunun ve hukukun asgari müştereklerinin
hatırlatılmasıdır.
Bugün Gazze’de yaşananlar bir “gündem maddesi” değil; modern zamanın gözlerinin
önünde gerçekleştirilen, tarihe utanç vesikası olarak geçecek bir insanlık sınavıdır. Bu
sınavın kaydı; yalnızca haber bültenlerinin satır aralarında değil, vicdanlarda ve uluslararası
kurumların “unutkan” hafızasında tutulmaktadır. Ve ne yazık ki bu sınavda ağır bir “çifte
standart” uygulanmaktadır.
Uluslararası kuruluşların yayımladığı güncel durum raporları, Gazze’deki insanî tablonun
hâlen kırılgan olduğunu göstermektedir:
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) 18 Aralık 2025
tarihli raporunda, Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine dayanılarak 7 Ekim 2023’ten
bu yana 70.668 can kaybı ve 171.152 yaralı bildirilmektedir. Aynı raporda, ateşkes
döneminde dahi can kaybının sürdüğü; ateşkesten bu yana 394 kişinin öldüğü,
1.075 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 634 cenazenin çıkarıldığı
aktarılmaktadır.
riski
Raporda, kış koşullarının ve fırtınanın etkisiyle yaklaşık 55.000 haneyi etkileyen
sel/taşkın vakaları, kıyı bölgelerinden 370 ailenin tahliyesi, binlerce acil çağrı ve
yıkım taşıyan yapılara ilişkin veriler paylaşılmaktadır.
Yine aynı raporda, tıbbi tahliye bekleyen hastalara ilişkin kritik bilgi yer almakta;
Temmuz 2024 – 28 Kasım 2025 arasında tahliye beklerken 1.092 hastanın
hayatını kaybettiği ve Gazze’de 18.500’den fazla hastanın hâlen tıbbi tahliyeye
ihtiyaç duyduğu bildirilmektedir.
Gıda güvenliği ve beslenme alanındaki raporlar ise “geçici iyileşme” başlığının kolay bir
rehavete dönüşmemesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır:
Birçok uluslararası kuruluşun ortak açıklamasına göre, Ekim 2025’te ilan edilen
ateşkes ve artan erişimle birlikte “kıtlık” sınıflaması gerilemiş olsa da, Gazze’de en
az 1,6 milyon kişinin (nüfusun %77’si) hâlen yüksek düzeyde akut gıda
güvensizliği yaşadığı; 100 binden fazla çocuğun ve 37 bin hamile/emziren
kadının Nisan 2026’ya kadar akut yetersiz beslenme riski taşıdığı bildirilmektedir.
Aynı açıklamada, ateşkes sonrası 730 binden fazla kişinin yerinden edildiği,
altyapı yıkımının ve temel hizmetlere erişim kısıtlarının sürdüğü; ayrıca hanelerin
önemli bölümünün gıda ve temiz suya erişimde ciddi sorunlar yaşadığı
vurgulanmaktadır.
Defterdar Mahallesi Savaklar Caddesi No:45 Eyüpsultan / İstanbul
Tel: +90 212 558 74 74 Fax: +90 212 558 74 83
Gazze’de yaşam, “normalleşme” değil; hayatta kalma mücadelesi üzerinden sürmektedir.
Uluslararası hukuk; güçlüye kalkan, zayıfa verilen sus payı olmamalıdır. İnsan hakları
söylemi; yalnızca rahat coğrafyaların dekoru olarak görülmemelidir. Bugün Gazze’de
sivillerin korunması, sağlık sisteminin ayakta tutulması, gıda ve suya erişim gibi en temel
başlıklar hâlâ tartışma konusuysa; burada yalnızca bir “kriz” değil, aynı zamanda
uluslararası düzenin “itibar kaybı” yaşanmaktadır.
Bugün, yaşadığımız iletişim çağında; bir çocuğun soğukta can verdiği haberini “akış”
içinde tüketebiliyorsak, burada bir sorun vardır!
Bir toplumun ihtiyaç duyduğu “insani yardım” kavramı bile süslenerek tartışmalı hâle
getiren “prosedürler” var ise burada bir sorun vardır!
Bu çağrımız; bir ülkeye, bir halka, bir kuruma karşı “önyargı” değil; insan hayatını
merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebi içermektedir.
Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı çatısı altında 400’ü aşkın paydaş sivil toplum
kuruluşuyla birlikte, kamu vicdanını diri tutmak ve insanlık onurunu savunmak amacıyla
barışçıl “şahitlik” çağrımızı yineliyoruz!
Yeni yılın ilk gününde 1 Ocak’ta, saat 08.30’da Galata Köprüsü’nde sinmiyoruz,
susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz!
Yüz binlerce vicdan sahibiyle birlikte TÜM DÜNYAYI UYANDIRIYORUZ!
UNUTMUYORUZ. NORMALLEŞTİRMİYORUZ. İNSANİ OLANI SAVUNUYORUZ.
Söylenen her söz; yarın çocukların hatırasında ya UTANÇ ya da ONUR olarak kalacaktır.
Yeni yılın ilk mesajını, tüm dünyaya Galata’da veriyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” şeklinde açıklama yapıldı.